Giriş

Giriş

 
20 Mar

Başarılı Olmak İçin...

Yazan 
(0 oy)

Hemen hemen herkes mutlu ve sağlıklı bir hayat sürmek ister. Sevilmek, saygı görmek ve hatta statü sahibi olmak ister.  İyi bir iş, iyi bir gelir kısaca iyi bir gelecek ister. Peki, bunun için yeterince çabalar mı? Ya da şöyle soralım; başarılı olan insanlar neden veya nasıl başarılı oluyor? Tanrı vergisi mi yoksa bazı şeyleri diğer insanlara göre farklı mı yapıyorlar? Eğer öyleyse nedir bu farklılıklar?

Başarılı insanların hayatlara baktığımızda; ilk fark ettiğimiz, bu kişilerin özgüvenlerinin oldukça yüksek olduğudur. Peki, nedir özgüven?

Özgüveni açıklamadan önce isterseniz güven kelimesinin açıklamasına bir bakalım.

Güven:

  1. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat
  2. Yüreklilik, cesaret

Özgüven:

Bir kelimenin başına “öz” ekinin gelmesi, kişinin bizzat kendisindeki özelliği değerlendirilmesi durumudur. Yani özgüven; kişinin kendisinden kuşku duymaması, kendisine inanması olarak açıklanabilir.

Peki, bir kişi nasıl kendine güvenebilir ya da kendisine nasıl inanır?

Özgüven duyusu özellikle çocukluk seviyesinden itibaren gelişen bir duygudur. Daha çocukluk yaşlarında, büyüyüp gelişirken, bir çocuk neler yapabileceğini ve hatta neler yapamayacağını net bir şekilde biliyorsa ve de yapabilecekleri konusunda gönüllü olarak eyleme geçiyorsa gençlik ve ileriki yaşamında özgüveni yüksek bir birey olarak karşımıza çıkar.

Örneğin daha 6 – 7 yaşlarında kız ya da erkek çocuk yemek yapmaya çalışıyorsa ve bu konuda gayretli ve de istekliyse kendisine yemek yapma konusunda güvenecektir.

Bu durumda ebeveyn desteğinin ne kadar önemli olduğu karşımıza çıkıyor. Bunu daha iyi anlamak için gelin yine aynı örnek üzerinden devam edelim.

Şayet bir çocuk yemek yapmaya çalışıyorsa ve bu konuda gayretli ve de istekliyse ebeveyn temelde iki farklı şekilde davranış gösterecektir.

  1. Desteklemek.
  2. Karşı çıkmak ya da engellemek.

Desteklemek konusunda bir ebeveyn; ya çocuğu ile birlikte beraber mutfağa girerek onun yemek yapmasına yardımcı olur ve hatta mutfağın kirlenmesi uğruna işin büyük bir bölümünü çocuğun kontrolüne bırakır ki bu en güzel öğretme biçimidir, bu durumda çocuğun özgüveni son derece anlamlı bir şekilde gelişecektir. Ya da daha basit yemekler konusunda çocuğu yalnız bırakır ki bu durumda çocuk ancak kendi ilgi düzeyi seviyesinde gelişecektir ama yine de özgüveni artacaktır.

Karşı çıkmak ya da engellemek konusunda is ebeveyn; özellikle çocuğun başına kötü bir şey gelecek kaygısıyla ya da “Ben yemeğini hazırlarım sen yeter ki derslerini çalış…” gibi enerjisini bu konulara harcamasına izin vermeyecek şekilde davranır. Zaman içerisinde çocuğun ilgisi gitgide azalacaktır. Dolayısıyla yemek yapma konusunda özgüveni ne yazık ki gelişmeyecektir.

Bu sebeplerden dolayı, çocuklar istemese bile, en uygun ebeveyn davranışı çocuğunu desteklemek ve hatta bizzat çocuğunun yapmasına sabırla(!) müsaade etmek olmalıdır.

Özgüven gelişimi için bir önemli madde de bireyin özfarkındalığının yüksek olması gerekliliğidir.

Farkındalık; kişinin etrafında gelişen olayları fark etme, bilincinde olma durumudur.

Özfarkındalık ise kişinin kendisini fark etmesi, yetileri veya yapabileceklerini bilmesi durumudur. Kısaca kişinin kendisini bilmesi durumudur.

Şöyle ki; bir kişi düşünün, anatomisi güreş için çok müsait ve de güçlü. Ama bu konuda özfarkındalığı yok. Bu durumda şayet başka bir kişi tarafında yönlendirilmez ise güçlü, kuvvetli olmasının, spora ya da güreşe çok müsait bir vücuda sahip olmasının hiçbir anlamı olmayacaktır.

Bu durumda farkındalığı yüksek ebeveynler kadar bireyin özfarkındalığının da yüksek olması çok çok önemlidir. Eğer özfarkındalığınız yüksek ise ebeveynlerinizin ve hatta sosyal çevrenizde bulunan kişilerin farkındalığının yetersiz kaldığı durumlarda sizin özfarkındalığınız, hayatınızı olumlu bir biçimde yönlendirecektir.

Özetlersek;

Özgüveninizi artırmak için;

  • Neleri yapabildiğinizin ve hatta neleri başarabildiğinizin çok iyi farkına varın. (özfarkındalık)
  • Yapabildiğiniz tüm konularda aksiyon alın. (İşleyen demir ışıldar)
  • Başarı seviyenizi artırın. Bunun için çok çalışmak gerekir. (Unutmayın başarının çalışmaktan önce geldiği tek yer Türk Dil Kurumu sözlüğüdür.)
  • Neleri yapamadığınızı ve neden yapamadığınızı fark edin. (özfarkındalık)
  • Neden yapamadığınızı fark ettiyseniz yapabilmeye gayret edin. (Kendinizi Geliştirin)
  • Yapamadıklarınız konusunda sizin elinizden bir şey gelmiyorsa bile bu yine de özgüveninizin artmasını engellemeyecektir. Bu konuda kendinize dürüst olun yeter. (Gerçekten mi yapamıyorum yoksa koşullar mı engelliyor?)
  • Ebeveyn iseniz çocuklarınızı destekleyin.
  • Özgüveni artırmak için önce güven duygusuna sahip olmalısınız. İnsanlara, dostlarınıza, arkadaşlarınıza, kardeşlerinize ve de en önemlisi çocuklarınıza güvenin.

Son olarak kısa bir hikaye paylaşalım:

Osmanlı padişahlarında 4. Murad son derece güçlü bir padişahtı. Aynı zamanda cirit ve ok atma konularında da son derece kabiliyetliydi.

at ve soytariBir gün bir av sırasında orada bulunan saray soytarısını yanına çağırarak;

-          Hey soytarı, bak bakalım buraya. Bunu yapabilecek misin?

diye sorduktan sonra yayını iyice gerdi, gökyüzüne nişan alarak fırlattı. Ok ıslık çalarak gökyüzünde kayboldu.

Soytarı bu atışa bir anlam verememişti. Tam oradan uzaklaşacakken 4. Murad;

-          Kıpırdama!

diye emretti.

Ok bu sefer, aynı gökyüzünde kaybolduğu şekilde yeniden ıslık çalarak kıpırdaman duran soytarının ayaklarının dibine saplandı. Bu kadar hassas ve tehlikeli bir atış yapmak için gerçekten maharetli olmak gerekirdi. 4. Murad gülümseyerek;

-          Bunu yapabilir misin?

dedi.  Soytarı bu durur mu? Birden koşarak 4. Murad’ın atının altına girdi. Boyu kısacık olduğu için kafası atın karın kısmına değmiyordu bile. Bu sebeple atın altında zıp zıp zıplayarak 4. Murad’a;

-          Hünkarım, ben onu yapamam ama sizde bunu yapamazsınız…

Okunma 1791 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 20 Mart 2017 11:03