Giriş

Giriş

 

Gerçek anlamda eleştiri pozitif ve negatif olarak incelenebilir. Diğer adıyla Yapıcı Eleştiri ve Yıkıcı Eleştiri.

Pozitif (Yapıcı) Eleştiri: İnsanların hemen hemen hiç yapmadıkları, yapamadıkları eleştiri tarzıdır. Burada maksat kişiyi veya olayı övmek değil mümkünse eleştiriye kişi veya olayın iyi yanlarından bahsederek başlamakla mümkün olur. Hemen ardından eksiklikler kısmına ise daha iyi yapılabilecek şeyler ya da gelişmesi gereken yönler şeklinde yaklaşmak gerekmektedir. Bu sayede eleştirilen kişi, eleştirmene daha sempatik bakar.

Bu sempatik yaklaşım aynı zamanda eleştirilen kişinin kişisel gelişimine de katkı sağladığı gibi kişiye kendini ifade etme şansı verir.

Negatif (Yıkıcı) Eleştiri: Sosyal çevremizde en sık karşılaştığımız eleştiri tipidir. Burada eleştirinin bir amacı yoktur. Eleştirmen daha çok şikayet durumundadır ki bu durumda eleştirilen kişi eleştirmeni pek dinlemez ya da dinlemekten kaçınır.

Ne yazık ki çoğu zaman işin uzmanı olmayan kişilerin yapmış olduğu eleştiri tarzı olarak karşımıza çıkar.

Eleştirilen, tamamen şikayet veya memnuniyetsizlik karşısında kendini eleştirmene kapatır. Dolayısıyla aralarındaki iletişim köprüsü kapanır. Sempatik ilişki kanalları tıkanır. Sonuçta eleştiri amaca hizmet edemez.

Basit bir örnekle eleştiri kavramını inceleyelim:

Bir tiyatro oyununa gittiniz. Gerek salonun yeterince ısıtılamaması gerekse de organizasyonun bozukluğu yüzünden oyundan hiç zevk almadınız. Oyun sonunda, oyunun yönetmeni olduğunu öğrendiniz kişiyle karşılaştınız ve size oyun hakkındaki düşünceleriniz sordu.

Bu durumda tepkiniz ne olur?

  1. Oyun berbattı…
  2. Zamanımı boşa harcadığımı düşünüyorum.
  3. Daha iyi olabilirdi…
  4. Aslında oyun kurgusal açıdan iyi işlenmiş. Özellikle ışık ve ses görsellerine bayıldım. Diğer yandan salonun soğuk olması konsantrasyonumu etkiledi. Bu durumun oyuncularınızı da etkilediğini düşünüyorum. Bir sonraki oyun için organizasyon daha iyi planlanırsa ve salon ideal sıcaklıkta olursa, oyununuzun performansı çok daha artacaktır. Emekleriniz için çok teşekkür ederim.

Hangi cevabı seçtiniz?

Şimdi empati yapalım ve yönetmenle yer değiştirdiğiniz düşünelim. Cevap ne kadar açık değil mi?

Sonuç olarak uğraştığınız, emek verdiğiniz, alın teri döktüğünüz bir iş için eleştiri almaktan çekinmeyin. Evet, eleştirilmek hiç kimsenin hoşuna gitmez. Moral bozabilir. Fakat eleştirilmekten çekinmek veya gerçeklerden kaçıyor olmak bizleri ne kadar geliştirebilir?

Seninle aynı fikirde olmadıklarını söyleyenlerden korkma, seninle aynı fikirde olmayıp da bunu söyleyecek cesareti olmayanlardan kork.
Napolyon Bonapart
Napolyon BonapartFransa İmparatoru

Buradaki altın anahtar ise şu; lütfen size gelen pozitif eleştirileri dikkate alın. Diğerlerini tebessümle karşılayıp hemen beyninizin çöp kutusuna gönderin. Bu bağlamda yine Napolyon Bonapart’tan bir örnek verelim:

HaritaNapolyon bir toplantıda savaşı anlatırken, orada bulunanlardan bir harita üzerinde parmağıyla bir yeri göstererek;

 "Sayın Başkan, yapılan bu savaşta buradan girip bu tarafa doğru devam etseydiniz daha başarılı olurdunuz " deyince.

Napolyon şu tarihi sözü söyler.

"Savaşlar masa başında parmakla gösterilerek kazanılmaz, Savaşlar muharebe alanında kan dökerek kazanılır" der.

Yani "problem-çözüm" ilişkisi içerisinde verdiği eleştiri pozitif eleştiri değildir.

POZİTİF ELEŞTİRİ NASIL YAPILIR:

Bir eleştirinin pozitif olması için;

  • Deneyim: Mümkünse o uğraşta deneyim sahibi olunması,
  • Problem - Çözüm İlişkisi: Mevcut temel problemin saptanması ve bu probleme yönelik çözüm veya çözümler,
  • Empati Kurmak: Bunun için en güzel metotlardan birisi F.S.P. dir. (Fiziksel, Sosyolojik ve Psikolojik değerlendirme yapmak)
  • Zamanlama
  • Güven

maddelerinden en az biri veya birkaçı olmalıdır. Hepsinin olması halinde pozitif eleştiri yapılan kişi kendisini bu konuda geliştirmişse (!) mutlaka bu eleştiriye kulak verecektir.

Yine bu maddeler aynı değerde olmayıp kişiden kişiye farklılık gösterir. Kimi için güven maddesi ön planda iken bir başka kişi için de deneyim ön planda olabilir.

Okunma 1922 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 20 Temmuz 2016 13:11